İçeriğe geç

V kayışı değiştirilmezse ne olur ?

V Kayışı Değiştirilmezse Ne Olur? Bir Akşam Yolda Kalan Hikâyem

Kayseri’de akşamlar biraz farklıdır. Hava serttir ama insanın içi garip bir şekilde yumuşar. Ben 25 yaşındayım ve hâlâ bazı şeyleri fazla hissederek yaşıyorum. Günlük tutarım, bazen aynı sayfaya üç farklı ruh hali sığdırırım. O gün de öyle bir gündü.

İçimde hafif bir huzursuzluk vardı ama adını koyamıyordum. Sanki bir şey “ben varım” demeye çalışıyor ama ben duymamazlıktan geliyordum.

Sonradan anladım… o şey V kayışıymış.

O Gün: Her Şey Normal Görünüyordu

Sabah işe geç kalmıştım. Hızlıca çıktım evden. Arabaya bindim, anahtarı çevirdim.

Motor çalıştı.

O an içimde küçük bir rahatlama oldu. “Tamam, bugün de hallediyoruz” dedim kendi kendime. Hatta radyoyu açıp biraz moral müziği bile koydum. Camdan içeri giren soğuk hava, Kayseri’nin keskin sabahıyla birleşince garip bir canlılık veriyordu.

Ama sonra… çok hafif bir ses duydum.

Cik cik cik…

Önce önemsemedim. Çünkü insan bazen hayatında duyduğu küçük uyarıları yok saymayı tercih eder.

“Belki de bir şey değildir,” dedim.

Ama içimdeki o fazla düşünen taraf hemen konuştu:

“Bir şey değilse neden kalbinde küçük bir sıkışma var?”

V Kayışı Değiştirilmezse Ne Olur? İlk Uyarı Sinyalleri

O gün işe giderken o ses hep vardı. Arada kayboluyor, arada geri geliyordu.

Direksiyonu tutuşum bile değişmişti. Sanki arabayla aramda görünmez bir mesafe oluşmuştu.

Bir ara kendi kendime yüksek sesle söyledim:

“V kayışı değiştirilmezse ne olur ki ya? Abartılıyor olabilir mi?”

Ama sonra arabadan gelen ses biraz daha belirginleşti. Sanki cevap veriyordu:

“Ben buradayım.”

İçimde küçük bir huzursuzluk büyümeye başladı. Ama iş yetiştirme telaşı, insanın iç sesini bastırması için her zaman yeterli bir bahanedir.

O yüzden devam ettim.

İçimdeki İki Ses

Bir tarafım diyordu ki:

“Dur, kontrol ettir. Bu ses normal değil.”

Diğer tarafım ise:

“Bugün çok iş var, sonra bakarsın.”

Ve ben… her zamanki gibi “sonra”yı seçtim.

Sonra dediğim şeyin bazen hiç gelmediğini o gün bilmiyordum.

Akşam: Gerçek Başlıyor

Gün bitmişti. Hava daha da soğumuştu. Kayseri’nin o kendine has sert akşamı yüzüme çarpıyordu.

Arabaya bindim. Kontağı çevirdim.

Bu sefer ses farklıydı.

Cik cik cik cik… daha hızlı, daha gergin.

Direksiyonun arkasında bir an durdum. Sanki araba bana “şimdi ciddi konuşacağız” diyordu.

İçimde bir boşluk hissettim.

O an ilk defa net düşündüm:

“V kayışı değiştirilmezse ne olur?”

Ama artık düşünmenin zamanı geçmiş gibiydi.

Yolda İlk Çatlak

Yola çıktım. İlk birkaç dakika her şey normaldi. Ama sonra farlar biraz zayıfladı.

Ardından direksiyon sertleşti.

Kalbim hızlandı.

Kendi kendime fısıldadım:

“Hayır… hayır… şimdi olmaz.”

Ama araba aynı fikirde değildi.

Gösterge panelinde küçük bir ışık yandı.

O ışık bana hiçbir şey söylemedi ama her şeyi anlattı.

Durduğum An

Yol kenarına çekmek zorunda kaldım. Motoru kapattım.

Sessizlik… ama öyle rahat bir sessizlik değil. Rahatsız edici bir sessizlik.

Kaputu açtım.

Hiçbir şey anlamadım ama içimdeki his çok netti: bir şey kopmuştu.

O an bir çocuk gibi hissettim. Kendi kontrolümde sandığım bir şeyin aslında hiç öyle olmadığını fark ettim.

Bir ustayı aradım.

Telefonun ucunda kısa bir sessizlik oldu.

Sonra dedi ki:

“V kayışı kopmuş olabilir.”

İşte o an içim çöktü.

V Kayışı Değiştirilmezse Ne Olur? Gerçek Cevapla Yüzleşme

Usta geldiğinde arabaya baktı. Sakin bir hali vardı. Benim panik halimin tam tersi.

Bir süre sustu, sonra çok basit bir şey söyledi:

“Değiştirilmemiş.”

O an içimde hem hayal kırıklığı hem de garip bir suçluluk hissettim.

Sanki araba bana kırılmış gibiydi.

Sanki o küçük kayış, uzun zamandır “beni unutma” diyordu.

Ama ben duymamıştım.

Küçük Bir Parçanın Büyük Sessizliği

Usta devam etti:

“Bak, bu kayış motorun birçok parçasını döndürür. Şarj, direksiyon, klima… hepsi buna bağlı.”

Dinledikçe içim daraldı.

Çünkü aslında mesele sadece bir kayış değildi.

Benim ertelediğim bir sorumluluktu.

O An İçimde Ne Oldu?

Açık söyleyeyim:

Üzüldüm

Kendime kızdım

Ve biraz da korktum

Çünkü “küçük bir şey” dediğim şey beni yolda bırakmıştı.

Ve ben bunu görmezden gelmiştim.

Arabayı Beklerken Düşündüklerim

Usta arabayı çekiciye yüklerken kenarda durdum.

Soğuk yüzüme vuruyordu ama hissettiğim şey soğuktan daha ağırdı.

Kendi kendime düşündüm:

“İnsan hayatında kaç tane V kayışı vardır?”

Yani… ertelediği, görmezden geldiği, “sonra bakarım” dediği kaç küçük şey bir gün büyük bir durmaya dönüşür?

O an içimde tuhaf bir farkındalık oluştu.

Ama bu farkındalık sertti. Romantik değildi.

Umut ve Hayal Kırıklığı Aynı Anda

Bir yandan arabamı sevdiğimi fark ettim.

Beni götürmüş, taşımiş, sabah işe yetiştirmişti.

Ama onu ihmal etmiştim.

Bu düşünce içimde ağır bir şey bıraktı.

Sonraki Gün: Sessiz Bir Ders

Ertesi gün ustaya gittim.

Yeni V kayışı takılmıştı.

Araba tekrar çalıştığında o eski ses yoktu.

Ama benim içimdeki ses değişmişti.

Artık daha dikkatliydi.

Daha temkinliydi.

Ve biraz daha kırılgandı.

Kendime Verdiğim Söz

O gün arabaya bakarken içimden şunu dedim:

“Bir daha küçük sesleri görmezden gelmeyeceğim.”

Çünkü artık biliyorum:

V kayışı değişmezse, sadece bir parça kopmaz. İnsan kendi ihmaliyle yüzleşir.

“V kayışı değiştirilmezse ne olur” konusunu beğendiyseniz Famo sayfamızdaki diğer makalelerimize de göz atmanızı öneririz.

Son Duygu: Öğrenilmiş Sessizlik

Şimdi arabaya her bindiğimde o günü hatırlıyorum.

O cik cik sesini.

O küçük uyarıyı.

Ve içimde hafif bir sızı oluyor.

Ama aynı zamanda bir şey daha var:

Daha dikkatli bir ben.

Çünkü bazı şeyler kırılınca sadece tamir edilmez… aynı zamanda öğretir.

Ve ben o gün şunu öğrendim:

V kayışı değişmezse ne olur sorusunun cevabı sadece teknik değildir. Bazen insanın kendi içini de durdurur.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
https://sistemkurs.com https://alperenler.com.tr https://altinetut.com.tr Sitemap
betci güncel giriş